DELİORMANDA PODAYVA KÖYÜ  
 
  Deliorman da razgrad--hazegrad 15.05.2025 11:48 (UTC)
   
 

deliorman da razgrad--hazegrad
 




Bugünkü durağımız Deliorman bölgesinin kalbi, pehlivanlar yatağı Razgrad. Traklar'ın, Roma ve Bizans medeniyetlerinin, Bulgar Devletleri'nin ve Osmanlı Hakimiyeti'nin izlerini taşıyan Razgrad, Deliorman'ın başkenti kabul edilir. Barındırdığı farklı etnik grupların çokluğuna rağmen birlik ve beraberliğin sembolü olan Razgrad, bütün vatandaşlarının hoşgörü içinde yaşadığı küçük bir şehir. Bağrında bulunan farklı dönemlere ait yaklaşık bin 200 taşınmaz kültür anıtıyla Razgrad, tarihi açıdan fevkalade zengindir. Kuzeydoğu Bulgaristan'da yer alan bu tarihî bölge, ülkenin yüzde 2,4 bölümünü teşkil eder. Ruse, Silistra, Şumen ve Tırgovişte Razgrad'a komşu illerdir. Razgrad ili şu yedi belediyeden oluşuyor: Razgrad, İsperih, Kubrat, Zavet, Tsar Kaloyan, Loznitsa ve Samuil. Burası ayrıca 6 kasaba ve 107 köyden oluşan toplam 113 yerleşim yerini kapsıyor. Su kaynakları açısından fakir olarak nitelendirilen Razgrad'ın, ekonomik açıdan bölgeyi kuzey ve güney diye ikiye bölen Beli Lom nehri büyük öneme sahip. Razgrad'tan uluslar arası E–70 Ruse–Varna otoyolu, II–49 Tutrakan–Kubrat–Ragrad–Tırgovişte otoyolu, II–23 Ruse–Kubrat–İsperih–Dulovo otoyolları geçiyor. Ayrıca Bulgaristan'da inşa edilen ilk demiryolu Ruse–Varna Razgrad'tan geçiyor ve Samuil tren istasyonuyla Silistra'yla bağlantıyı sağlıyor. İlk demiryolunun yapımına, padişah fermanıyla 21 Mayıs 1864 yılında başlanmış. O zamanın Ruse Valisi Arif Paşa tarafından temeli atılan demiryolu projesinin, Tuna Vilayeti Valisi Mithat Paşa tarafından da yapımı hızlandırılmış. Demiryoluna her iki taraftan da (Ruse–Varna) başlanmış ve 26 Ekim 1866'da Mithat Paşa tarafından açılmış. 224 km uzunluğundaki ilk demiryolu, birisi Razgrad’da olmak üzere sekiz istasyondan oluşuyor. Razgrad'ın kuruluş yılı tarihçiler tarafından kesin olarak saptanamasa da, eski çağlardan beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı kesin. Burada milattan önce (M.ö.) 120 bin yıllarından kalıntılar bulunmakta. Bunların arasında Sveştari'deki kadim Trak mezarlığı, Radingrad'taki Nekropol, Roma eski Trak köyü üzerine inşa edilen Abritus kasabası, Maktul İbrahim Paşa Camii, Roma dönemine ait ve 835 altın paradan oluşan Bulgaristan'da bulunmuş en büyük hazine yer alıyor.

Balkanlar’ın üçüncü büyük camisi

Deliorman bölgesi adını, eski çağlardan beri çok sık olan ormanlardan aldığı belirtiliyor. Bölgede yaşayan en eski insanların Traklar olduğu bilinmekte. Bölgede Traklar'a ait ortalam 100 mogila (Trak mezarlıkları) mevcut. Traklar'ın yaşam biçimiyle ilgili en detaylı bilgileri bunların arasından Radingrad ve Sveştari'de bulunanlar veriyor. Uzmanlara göre, Sveştari'deki Kadim Trak Mezarlığı M.ö. 300 yılında inşa edilmiş. 1982 yılında Ginina mogila adı verilen yerde bulunmuş. Dört bölümden oluşan Kadim Trak Mezarlığı bir koridor ve üç odadan oluşmakta. Cenaze merasimleri ve kullanılan detaylar mogilada ünlü Trak hükümdarının gömüldüğü tahmin ediliyor. Kadim Trak Mezarlığı Bulgaristan'da UNESCO koruması altında olan 8 tarihi anıttan biridir. Bu tarihî yer, hafta sonları ortalama 300–400 kişi tarafından ziyaret edilmekte. Abritus Romalılara ait yerleşim yeri olak bilinen Abritus, eski Trak köyü kalıntıları üzerine inşa edilmiş, Razgrad'ın hemen yanında bulunuyor. Şu anda şehir müzesinde koruma altında olan 835 altın paradan oluşan (4 kg altın) Bulgaristan'da bulunmuş en büyük hazine, bu topraklardan çıkmış. 13. yüzyılda Hrısgrad olarak bilinen Bulgar köyü, günümüz Razgrad'ın temelini oluşturduğu tahmin edilmekte. Söz konusu toprakların Osmanlılar tarafından fethedilmesiyle şehir Hezargrad, Hezergrad veya Hrazgrad olarak anılır olmuş. Maktul İbrahim Paşa Camii Osmanlılar'a ait ayakta kalmış en büyük sanat eseri hiç şüphesiz Maktul İbrahim Paşa Camii'dir. UNESCO kataloğunda kayıtlı olan cami, Balkanlar'da üçüncü büyüklüktedir. Kanuni Sultan Süleyman Han devrinin meşhur sadrazamı İbrahim Paşa hayratlarına dahildir. 1616 yılında inşa ettirilmiş klasik Türk mimarisinin en güzel eserlerinden birisidir. Cami herşeyden önce dış görünüşüyle dikkati çekiyor. Şu anda ibedete kapalı olan cami 30 yılı aşkın zamandır tamiri konusunda maalesef müşahhas bir adım atılmamış. Osmanlı döneminin burada miraslarından bir başkası da 1608–1609 yıllarında inşa edilen Ahmet Bey Camii'dir. Şehrin sembolü olan saat kulesi aynı döneme ait. Saat kulesi 1764 yılında usta Todor Tonçev tarafından yapılmış. Demir Baba Tekkesi Hasan Demir Baba Pehlivan bundan 500 yıl önce Deliorman'da yaşamış ve bir çok kerametler izhar etmiş. Demir Baba'nın adına yaptırılan tekke 19. yüzyılın başlarında Rusçuk Paşası Pehlivan Baba tarfından tamir edilmiş. Macar bilim adamı Feliks Kanits'e göre, Demir Baba türbesi 1490 yılında yapılmış. Tarihçi Babinger onun Ali Dede adında bir Horasanlı'nın oğlu olduğunu belirtiyor. Zamanla gelip Kemanlar (İsperih) bölgesinde Kuvançiler köyüne yerleşmiş. Dağlık ve ormanlık yerde yer alan tekke, Türk–İslam kültürünün tüm motiflerine sahip. Sağ tarafında adak kurbanı kesmek için özel yer dahi ayrılmış.

Edebiyatçı ve pehlivan yatağı Deliorman

Razgrad edebiyat alanında büyük geleneğe sahip. Ahmet Şerif, Sabri Tata, Muharrem Tahsin, Şaban Mahmut, İsmail çavuş, Ali Pir gibi isimler, Razgrad ilinin muhtelif köylerinde doğup yetişmişler. Razgrad aynı zamanda pehlivan yatağı olarak bilinir. 'Zavutlu Kel Yahya, onun gibi gelmemiştir dünyaya' deniliyor baş pehlivan duasında bile. Ne zaman kimlerle güreştiği bilinmeyen bu efsanevi pehlivandan sonra günümüze kadar Torlaklı Deli Hafız, Ezerçeli Ergeleci İbrahim, Karagöz köylü Hüseyin Mehmet, Osman Duralı gelmiştir. Hepsinin gücü, derecesi, şan ve şerefi başka, hepsi hürmete layık. Gerek klasik, gerek serbest güreşte, Tahran dünya güreşlerinde 8 yıl dünya pehlivanlarının şahı bilinen Hamit Kaplan'ı yenen Podayvalı Lütfi Ahmet yine bu toprakların evladıdır. Razgrad'ı dünyaya tanıtan başka bir isim ise Monreal'da Olimpiyat şampiyonu olan 'Güreş profesör'ü küçük dev pehlivan Hasan İsaev'dir. Razgrad festivaller şehri Razgrad son yıllarda festivaller şehri olarak anılmaya başlandı. Bu yıl 3.'sü düzenlenen Yoğurt Panayırı'nın yanı sıra gelenek ve görenek, el işlemeleri gibi farklı panayırlara da ev sahipliği yapmakta. Ayrıca genç piyanistler için yarışma ve çeşitli sergiler geleneksel olarak düzenleniyor. öte yandan Bulgaristan'da faaliyette olan Belentsi köyündeki tek yel değirmeni de Razgrad il sınırları içinde yer alıyor. Razgrad Türk Tiyatrosu ‘Nazım Hikmet’ Bulgaristan'da faaliyette olan iki Türk tiyatrosundan birisi Razgrad'ta hizmet vermekte. Razgrad Devlet Dram ve Müzik Tiyatrosu 'Nazım Hikmet' resmi olarak Ekim 2003 yılında açıldı. Türk tiyatrosu ilk temsili Deliorman Yolları'nı 23 Nisan 2004 yılında sundu. öte yandan Bulgaristan'da kurulacak ilk Cem Kültür Evi temel atama töreni de 3 Temmuz 2004 tarihinde Razgrad'ta gerçekleşti. Ekonomik olarak önemli bir kavşakta yer alan Razgrad, Kuzeydoğu Bulgaristan'ın tam ortasında bulunması nedeniyle doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birleştiriyor. Ticari yönden büyük bir potansiyele sahip bulunan Razgrad, stratejik öneme sahip firmaları sınırları içerisinde barındırıyor.

Razgrad Valisi Behçet Süleyman ile röportaj

Sayın Behçet Süleyman, Vali olarak Razgrad'ı nasıl tanıtırsınız?
– Razgrad,
Bulgaristan geneline bakıldığında yüzölçümü ve nüfus olarak küçük illerden biridir. Yüzölçümü ortalama 2 bin 600 kilometrekareyle Bulgaristan'ın yüzde 2,4'ünü oluşturur. Nüfusu ortalama 150 bin kişidir. İl sınırları içinde belediyelerin sayısı Razgrad, İsperih, Kubrat, Zavet, Tsar Kaloyan, Loznitsa ve Samuil olmak üzere yedidir.

Razgrad etnik tolerans için örnek bir şehir. Bu açıdan diğer şehirler Razgrad'tan ne öğrenebilir?
– Etnik tolerans, etnik hoşgörü için örnek verilecekse Razgrad il olarak, belediyelerle birlikte gerçekten isabetli bir ornek olacaktır. Son sayıma göre (Mart 2001) Razgrad ilinde etnik nüfus şöyledir: –Türkler: 69 bin 738 kişi – Bulgarlar: 68 bin 361 kişi – Romanlar: 7 bin 883 kişi – Diğer: 4 bin 129 kişi – Kendilerini hiç bir etnik gruptan saymayan: 3 bin 45 kişi. Görüldüğü gibi çok farklı etnik gruplardan oluşan Razgrad, hiç bir zaman bölünmeler yaşamamıştır. Razgrad halkı her zaman barış ve anlayış içinde yaşamıştır. Belediyelerin altısında DPS, birinde de BSP iktidarda olmasına rağmen hedef her zaman varolan balansı ve iyi ilişkileri değişik etnik gruplar arasında korumaktır.

Bölgede yaşayan yoğun Türk nüfusunun Türk şehirleriyle ilişkilerde ne gibi katkısı olabilir?

– Bulgaristan'da yaşayan Türk kökenli vatandaşlar köprü vazifesi görebilir, şehirler ve belediyeler bazında olduğu gibi aynı zamanda işadamları ve ciddi yatırımlar için de böyledir. İlçemizdeki bir çok belediyenin Türkiye'deki belediyelerle kardeşlik ilişkisi vardır: (Razgrad–Avcılar, Samuil–Gebze, Kubrat–Görüklü, Loznitsa–Küçükçekmece). Diğer belediyeler de bu tür ilişkiye girme gayretindedir. Hedef, çıkarların her iki taraf için de karşılıklı olmasıdır.

Razgrad ilinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
– Razgrad'ın geleceği sahip olduğu potansiyeli değerlendirmesine bağlıdır. Bu potansiyel tarım ve hayvancılık alanlarındadır.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  NİYAZİNİ KALEMİNDEN
Vehbi Koc`tan bir deyis:
"Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene,
İşin varsa bir sıfır daha koymalısın,
İş seninse üç sıfır daha koymalısın,
İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha,
Araban varsa bir sıfır,
Yazlığın varsa bir sıfır daha,
Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi...
Ancak, Sağlığın varsa bir koyarsın başına,
o zaman bütün sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır.
Yoksa sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere..."
VEHBİ KOÇ






kurtla kuzu
........."kurt"un biri dereden su içerken, uzaktan "minik bir kuzu" gelmiş yanına... Tam su içmeye eğilmiş ki; kurt, "suyumu bulandırıyorsun" demiş... Minik kuzu, yumuşak bir sesle; "Ama kurt amca; sen yukarıdasın, ben aşağıdayım, suyunu nasıl bulandırabilirim ki?.." demiş... Kurt, "kuzu haklı" demiş; "Onu yemek için bir başka sebep bulmalıyım"... Derken, aklına gelmiş; "Ama geçen yıl, işte şuradaydın ve suyumu bulandırmıştın!"... Kuzu, "imkânsız" demiş; "Burada olmam imkânsız... Çünkü geçen yıl, ben henüz doğmamıştım bile!"... Kurt, "eyvah" demiş; "baltayı yine taşa vurduk... En iyisi mi, daha inandırıcı bir sebep bulayım!"... Bulmuş da... "Tamam, şimdi hatırladım" demiş; "Geçen yıl suyumu bulandıran senin annendi!.. Ha sen, ha senin annen!.. Ne farkeder ki?.. Boşuna çabalama?.. Ayağıma kadar gelmişken, hiç bırakır mıyım seni?.. Yaklaş yanıma!.. Şurada, hiç kimse yokken, bir güzel parçalayıp yiyeyim seni!"







 
VATAN SEVGİSİ
1.Vatan Millettin bütün değerleridir ve Namusudur.
2.Vatan insan olmaktır.
3.Vatan Millet Olmaktır.
4Vatan birlik beraberlik içinde kardeşçe yaşamaktır.
5.Vatan kısacası Namustur.Hiçbir an reslim edilemez.
6..Vatan için her şey yapılır. Ve Şehit verilir.
7.Vatan Millet adına verilen canlardır.
8.Vatan Albayraga sahip olmaktır.
9.Vatan Türk Milletinin sevgisidi,r.10.
10.Türk olmak vatanım Türkiye demektir.
Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları her zaman Vatan veMillet
İçin Ayyıldızlı Bayrak için Balkan Türkleri olarakdireniş ve
Kimlikleri ve Dilleri ,Dinleri Konuştukları Türkçemiz için şehit lik
Pahına direnerek taşıdıkları Milli ruhla Şuurla kendi varlıklarını
Korumuşlardır. Tek sözleri Türk doğduk- Türk öleceğiz olmuştur.
Balkanoloji dil,tarih,kültür Başkanı Niyazi akkılıç-İstanbul

BULGARİSTANDA OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE KADA
3399,ADET ÇEŞİTLİ KÜLTÜR SANAT MİMARİ ESERLERİ VAR OLDUGU BİLİNMEKTEDİR. BU ESERLERİN REJİM VE İKTİDARLARIN SORUMSUZLUĞUNDAN VE Türk duşmanlığından yarısı
yıkıldığı bilinmektedir.bALKAN ÜLKELERMİN TAMAMINDA 15787 ADET TÜRK ESERİNDEN KONU EDİLMEKTDİR. BİZ TÜRK MİLLETİ BUNLARA SAHİP ÇIKARAK AÇABA ENVANTERİNİ BİLİYORUZMU. NİYAZİAKKILIÇ. BALKANOLOJİ BAŞKANI
Bulgarista Türklerine kültür eğitimtarih hızmeti lazımdır.
Bizler balkan türkleri olaraktarihimizi,kültürümüzü,türk
dilieğitimini yani temiz Türkçemizi okuyup güzeleştirmek için kültür sanat mimarimizi yaşatmak için önçe araştırıp tanıtarak balkan Türk insanımıza ve yeni yetişen Neslimize çandan sevdirmeliyiz.niyazi akkılıç


DÜNYANIN BİZE SAYĞI GÖSTERMESİNİ İSTEYORSAK,ÖNÇEBİZİM KENDİ BENLİĞİMİZE VE MİLLİYRTİMİZE O SAYĞI DUYĞU,OLMAKLA FİKİR PLANINDA EYLEMLEROLAÇAK, BU EYLEMLERİMİZ VE DURUMLARIMIZDAN, DAVRANIŞLARIMIZLA GEREKENLERİ GÖSTERELİM.BİLELİMKİ ULUSAL BENLİĞİNİ BULMAYAN ULUSLAR BAŞKA ULUSLAR İÇİNBİR AVDIR-YEMDİR. M.K.ATATÜRK.


. Bulgarista Türklerine kültür eğitimtarih hızmeti lazımdır. Bizler balkan türkleri olaraktarihimizi,kültürümüzü,türk dilieğitimini yani temiz Türkçemizi okuyup güzeleştirmek için kültür sanat mimarimizi yaşatmak için önçe araştırıp tanıtarak balkan Türk insanımıza ve yeni yetişen Neslimize çandan sevdirmeliyiz.niyazi akkılıç
 
NİYAZİNİN KÜTÜPHANESİ
BİZİM DELİORMANLI NİYAZİ AKKILIÇ,IN KÜTÜPHANESİNDEKİ KİTAPLARIN SAYISI 450NİNÜZERİNDEDİR.tÜM BALKAN ÜLKELERİ,DÜNYA TÜRKLERİ,AVRASYA TÜRKLERİ,DELİORMAN-RODOPLAR GÜLVADİSİ GİBİ EDEBİYAT,KÜLTÜR,TARİH,DİL,TÜRKÇÜLÜK MİLLİYETÇİLİK V.S. GİBİ KİTAP VARDIR. SAHİBİ NİYAZİ AKKILIÇ KİTAPLARIM BENİM CANIMDAN KIYMETLİDİR DİYE CEVAP VERMEKTEDİR. NİYAZİ AKKILIÇ İSTANBUL.

DÜNYANIN BİZE SAYĞI GÖSTERMESİNİ İSTEYORSAK,ÖNÇEBİZİM KENDİ BENLİĞİMİZE VE MİLLİYRTİMİZE O SAYĞI DUYĞU,OLMAKLA FİKİR PLANINDA EYLEMLEROLAÇAK, BU EYLEMLERİMİZ VE DURUMLARIMIZDAN, DAVRANIŞLARIMIZLA GEREKENLERİ GÖSTERELİM.BİLELİMKİ ULUSAL BENLİĞİNİ BULMAYAN ULUSLAR BAŞKA ULUSLAR İÇİNBİR AVDIR-YEMDİR. M.K.emal atatürk

GÖÇMEN DİYE KÜÇÜMSENENLER,
TARİHİN YAZDIĞI SAVAŞLARDA
EN GERİYE KALANLAR.YANİ
DUŞMANLA SONUNA KADAR
DÖĞÜŞENLER.ÇEKİLEN ORDUNUN
TİÇARET HATIRASINI SAGLAMAK İÇİN
KENDİNİ FEDA EDENLER VE DUŞMAN
KARŞISINDAN KACMADAN ÇEKİLMEK
NEDİR BİLMEYENLERDİR.
MUHACIRLAR KAYBEDİLMİŞ
ÜLKELERİMİZİN MİLLİ HATIRALARIDIR.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
17.01.1931.TARİHİ.

Bugün 18 ziyaretçi (23 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol